Elveda Rumeli 82. Bölüm - 12 Ekim Pazartesi
Kapıda polisleri gören Zeze’nin ödü kopmuştur. Cemal durumu açıklamaya girişir ama faydasız. Mahmut, Arda, Diyar, hatta sesleri duyup aşağıya inen Ziya’nın çabaları da sonuç vermez. Kapıya dayanan öfkeli adamı durdurmak kolay değildir. Sonunda en çok şaşıran polis olacaktır.
Arbede bir süre için atlatılsa da tehlike geçmiş değildir. Duruma müdahale eden Ziya, herkesi toplayıp bir güzel ayar verir.
Üç adamla aynı evde yaşayan Diyar yeni hayatına alışmaya çalışırken bir yandan da Zeze’ye halı dokumayı sevdirmekle meşguldür. Ancak Cemal onun kadar sabırlı değildir. Verdiği yüklü avansın hesabını soran Arap şeyhinin baskısı da Cemal’in iyice gerilmesine yol açar. Bu gerginlik, Diyar’a hatta Zeze’ye de yansıyacaktır.
Öte yandan Diyar’ı gördüğü anda güzelliğinden etkilenen Timur da boş durmaz. Diyar’ın aklını çelecek planlar yaparken işini kolaylaştıran biri daha vardır.
Hereke’de ise olup bitenlerden habersiz damat adayı Mustafa, bir an önce Diyar’a kavuşmanın derdindedir. Çaresiz kalan Osman köşeye sıkışmıştır.
Bütün bunlar olurken sessizce yaklaşan asıl tehlikenin ise kimse farkında değildir.
Kasaba çarşısına konan bombanın ardından kasabada büyük bir karmaşa başlar. Ramiz ve ailesi Hristiyan ve Müslüman halkın birbirine düşmesiyle çıkan olayları yatıştırmaya çalışırlar. Diğer yandan Girit’teki Rum çetelerin zulmünden kaçan ailelerin bir kısmı Pürsıçan kasabasına gelirler.
Ramiz ve ailesinde mutlu günler sürmektedir. Ramiz; Zarife ve Aleks’i affetmiş, Mustafa ile Vahide evlenmiş, Hasan ise karısı Hatice ile tekrar nikah kıymıştır.
Mustafa kasaba çarşısında muayenehane açarken; Aleks, Kaymakam Dilaver’in desteğiyle açılan mektepte muallimlik etmeye başlar.
Fatma ise, Ramiz’in uzaktan yeğeni Cenova’lı Cenap’ın, onları ziyarete geleceğini söyleyen mektubu ardından huzursuz olmuştur.
Diğer yandan Ahmet Ekrem, Bulgar bir ajandan Pürsıçan Kasabası’nın büyük bir tehlike içinde olduğuna dair bir bilgi alır.
Yıl 1896… Manastır yakınlarında bir Osmanlı köyü… Türk, Arnavut, Makedon bir çok farklı etnik grup bu köyde bir arada yaşamaktadır; fakat bir süredir Balkanlar kaynamaktadır… Balkan harbinin ayak sesleri duyulmaya başlamıştır ve 500 yıldır bir arada kardeşçe yaşayan köy halkı arasında belli gerilimler doğmaya başlamıştır. Kahramanımız Ramiz, karısı ve üç kızıyla birlikte bu köyde sütçülük yaparak geçimini sağlamaktadır. Oldukça fakir bir adam olan Sütçü Ramiz, bütün bu siyasi kargaşa arasında ailesinin geçimini sağlamakta oldukça zorlanmaktadır. Tam manası ile bir halk tipi olan Ramiz biraz Nasreddin hoca biraz Bekri Mustafa biraz Karagöz karışımı bir tiptir. Kızlarına da çok düşkün bir baba, yüreğinde hiç kötülük olmayan bir adamdır. Ama gelenek ve göreneklere sıkı sıkıya bağlı biridir. Karısı Fatma ise aslında hem bu gürültücü adamı hem de evi çekip çeviren asıl kişidir. Kızları evlilik çağına gelmişlerdir. Fatma bir süredir kızlarını iyi ve zengin kocalarla evlendirmek kaygısına düşmüştür.
“ELVEDA RUMELİ” Ramiz ve ailesinin ekseninde gelişen olayları anlatırken, fonda Balkanlardan çekilmekte olan cihan imparatorluğunun o yıllarına da ayna tutuyor…
“Elveda Rumeli” 500 yıllık hakimiyetten sonra Rumeli’ye “elveda” diyen bir halkın hikayesini anlatmayı sürdürüyor.